Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
Teknik bir açıklama…
İnternette bir sitedeki resimlerin başka siteler tarafından kullanılması, gerekli şartlar yerine getirildiği zaman, internet etiğine aykırı değil.
Bununla ilgili 2002 yılında yapılan bir değerlendirmede, internet ortamına paylaşım amacıyla atılan resimlerin PUBLIC olduğu, sahibi aksini belirtmediği sürece, açık lisanslı kabul edilerek, ve kaynak gösterilerek başkaları tarafından da kullanılabileceği görüşü genel kabul gördü.
Eğer resim ticari değilse, sahibi bunun kullanılması konusunda aksini belirtmemişse, resimin kaynağını belirterek, ticari olmayan amaçlarla paylaşmanın sakıncası yok.
Nitekim yabancı forumlarda, bizim sitelerimizden de kaynak göstererek resim kullanılıyor.
Bizim ülkemizdeki problem bu işin kaynak göstermeye gerek kalmadan kullanılıyor olması. aricilik.gen.tr nin başına gelenleri hepiniz biliyorsunuz.
-
Yunus Emre,
Bu tür paylaşımlarda aynı mesajın altındaki DÜZENLE menüsünden tekrar yazıya girerek foto eklersen problem çözülür.
Belki bir gün bizim ülkemizde de aynı mantıkta büyük işletmeler görebiliriz.
Şimdiki uygulamada herşeyimiz kol kuvvetine dayanıyor, bir de etrafımdaki arıcıların çoğu belden sakat.
-
Taşkın, bu konuda Karadenizli arıcıya çok büyük görevler düşüyor.
Şu anda 2 tür kaçak ana arı girişi oluyor.
Avrupa ülkelerine gezmeye giden arıcılar gelirken yanlarında üçer beşer tane ana arı getiriyorlar.
Bu anaların miktarı yerli ırklarımızı tehdit edecek boyutta değil. Zaten çoğu Türkiye şartlarına uyum sağlayamadığından bir kaç yıl içinde kaybolup gidiyor. Hollandaya giden bir arkadaş 20 tane getirmiş, 2 yıl içinde hepsi sönmüş.
Senin de dediğin gibi Avrupa’da hastalık kontrolleri iyi yapılıyor.
Fakat Türk arıcılığı ve özellikle de Karadeniz arıcılığı için en büyük tehlike, Gürcistan’dan getirilen kaçak ana arılar.
Niyeyse bunu kimse gündeme getirmiyor.
Doğu karadenizden başlayıp Orta karadenize uzanan bir hatta, yılda 10.000 ile 12.000 arasında GÜRCİSTAN KAFKAS ANASI satıldığı söyleniyor.
Bu kaçak analar Gürcistan resmi arıcılık kurumlarından temin edilmiyor. Gidilip orada bu işi yapan arıcılardan 3 dolara alınıp sınırdan geçirilerek 20 ytl ye Karadeniz arıcısına, onların aracılığıyla da ülkenin diğer bölgelerine satılıyor.
Gürcistan’da yavru çürüklüğü hastalıklarının çok yaygın olduğu, ülkemizde henüz bulunmayan TULUMSU YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ hastalığının da yaygın olduğu söyleniyor.
Merak ediyorum acaba Türkiye’de yavru çürüklükleri hastalıklarının en yaygın olduğu bölge hangisidir.
-
İstanbul ve yakın çevresinde Kestane balı çok güzel sonuç verdi.
-
Güngör senin yazdıklarında problem yok.
Senin yazına karşı yazılan ve iyi niyet sınırlarını zorlayan bir yorum yazısına arkadaşlar tepki gösterdi.
Tabi ben onu sildiğim için, diğer yazılar senin yazını eleştiriyormuş gibi oldu.
-
Kirlenmek olayını tartışırken propolisin Türkçesi konusu arada kaynıyor.
Forumda bu konuyu ayrı başlık olarak açalım ve arıcıların önerilerine bakalım.
Olmazsa bir anket yapar en çok oy alan kelimeyi propolis yerine kullanırız.
-
Üzeri sıkışık olarak arı ile kaplı bir çerçevenin bir yüzünde ortalama 2000 arı olur.
İki yüzde ortalama toplam 4000 arı olur.
Dolu dolu 10 çerçeve arı 40.000 bireyden oluşur.
Sıkışık düzen 20 çerçeve arıda ortalama 80.000 arı olur.
-
Arkadaşlar,
Hastalıklara karşı koruyucu antibiyotik uygulaması Türk arıcılığının en büyük handikaplarından birisi
Hastalık sporlarına karşı bu antibiyotiğin hiçbir etkisi yok, üstelik arı da hastalık yokken verilen antibiyotik, hastalık ortaya çıktığında, direnç oluşturmuş oluyor.
Hastalık sporları çok uzun yıllar olumsuz koşullarda bile varlıklarını sürdürüp, uygun ortam bulduklarında hastalık yapıcı bakteriler haline dönüşüyor.
Samsunda balında antibiyotik çıkan ve cezaya çarptırılan arıcı ile ilgili, Mitat Kurt beyin yazdığı yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
Malesef arıcılar açısından çok ciddi bir sıkıntılı durum oluştu.
Antibiyotik kullanmak tedavi amacıyla bile yasaklandı. Ama bunun yerine ne yapılacağı konusunda net bir yol haritası çizilerek, arıcıların eline verilmedi.
Bu hastalıklar ihbarı zorunlu olan hastalıklar ama devletin ilgili birimlerine ihbar edilince ne oluyor onu da bilmiyorum.
Hastalıktan muzdarip arıcı arkadaşımız veterinere gitmiş, o da ilaç yazmış. Birçok veteriner arkadaşımız da bu hastalıkla ilgili en son mücadele şekillerini malesef bilmiyor.
Uludağ Arıcılık Dergisinde antibiyotik kullanmadan Amerikan Yavru Çürüklüğü hastalığının tedavi edilebildiği ile ilgili bir makale vardı ama o da ingilizce.
Benim arılarımda şimdiye kadar hiç görmedim o yüzden ayrıntılı pratik bilgim yok.
Fakat antibiyotiklerin yasaklanmasıyla birlikte olması gerekenlerin ne olduğu konusunda iyice bir araştırma yapmaya ihtiyaç var.
-
YazarYazılar
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi