Forum Replies Created
-
Yazarİletiler
-
SIVASI
ParticipantŞERBETLEME
Çevremizde yiyecek kaynakları azaldığından güçlü arıların yağmaya yönelmeyeceği şekilde şerbet vermemiz gerekiyor.
Bu işlem mümkünse gün aşırı, mümkün değilse haftada iki defa arıların bir gecede bitireceği miktarda bir- iki su bardağı kadar akşam ezanına yakın tekrarlanmalıdır.Ekim ayı ortalarına kadar devam edilebilir. Daha sonra 250 gramlık kekle beslemeye devam edilmelidir.Neden?
Kışı geçirecek olan arılarımız bu günlerde atılan yumurtalardan çıkacak olan arılardır.
Bölmeye gelince o işin zamanı geçti… Sakın ha…SIVASI
ParticipantARI HASTALIKLARI
Tuncay kardeş, öncelikle bu sitenin Arı Hastalıkları bölümündeki tüm başlıkları okumanızı tavsiye ederim. En kötü ihtimal Amerikan Yavru Çürüğüdür, siz iyimser olun diğer seçenekleri de düşünün…
Yavrunun pere pupa- pupa dönemine girip girmediğine gözlerinin oluşup- oluşmadığına göre,kanatlarınınyıpranmış olup- olmadığına göre, kurtçuk ise canlı veya ölü olarak atılmasına göre hastalığın adı değişir.
Boş olduğunu zannettiğiniz gözlere 45 derecelik açıyla baktığınızda gözlerin yere paralel olan yüzünde siyah ve kurumuş birşeyler varsa yavru çürüğüdür…
Ne yapılmalı?
Bu koloniyi izlemeye devam edin. Suyun iki katı şeker kullanarak şerbet hazırlayın. Vitamin katarak gün aşırı şerbet verin, arının basmadığı çıtaları alın.
Aralık ayında siyah lekelerin yoğun olduğu çıtaları alarak imha edin.Yiyeceği kalmazsa başka kovandan yavru sahası açık çıta verin…SIVASI
ParticipantİŞ İŞTEN GEÇMEDEN
Cengo kardeş, Büyükşefe katılıyorum. Benim de başıma geçen yıl geldi ana değişmeye karar veren koloniyi dinlemelisin…Yoksa?
Geçen yıl temmuzun birinde birkaç açık meme vardı bozdum, 11 temmuzda bir çatada kapalı memeler yaptılar kovandan aldım, yedek ana çıkardım. Daha sanra yapılan yüksükleri de bozmaya devam ettim.Kasımın 11′ inde ana yı kesmişlerdi…25 kasımda çıkan anayı aralık ayında çevreyi tanıma uçuşunda gördüm. Eşleşemedi…Kışın yumurta atmayacağını bildiğimden yaşamasına izin verdim. Mart ayında attığı yumurtalar erkek gözü şeklinde kapatıldı… Anayı imha ettim. Yedek dediğim ana ile koloniyi birleştirdim.
Bana göre memelerin hiçbirini kesmeyecektiniz. Yaşlanan anayıüç çıta ile bölecektiniz, ana çıkışını ve yumurtlamasını takip edecektiniz. Kaza olursa tekrar eski ana ile koloniyi birleştirecektiniz.SIVASI
ParticipantTEMİZLİĞE DİKKAT
Büyükşefin "Zaten arı birçok larvayı temizleyemiyor ve üzerini polenle kapatıyor." sözüne katılmıyorum.Arı hijyene o kadar dikkat eder ki, kovanı açtığınızda artıkları dışarı atmak için yarışa girişirler.
Gücünün yetmediği yeri propolis ele sıvar. Yavru çürüğünde ise iyi beslendiğinde temizliğe ağırlık vererek çürükleri kazır, söker atar. O kadar temiz olur ki ana arı aynı bölgeye yumurta dahi atar.Büyük bölümünden sağlıklı çıkıış ta olur…
Arı zayıf ve iyi beslenemiyorsa çürük bulunan alanda gezmez bile…
"Hastalıklı kovanlardan hasat edilen balların içinde milyonlarca hastalık sporu oluyor ve bu sporlar balın içinde 40 sene ölmeden yaşıyor.
Bu ballar kek ya da şerbetle başka arılara verildiğinde yine hastalık bulaştırılmış oluyor." sözüne ise tamamen katılıyorum.
Şunu da eklemek istiyorum: Okuduklarıma göre yavru çürüğüne sebep olan bakteriler belki de tüm kolonilerde vardır. Koloni zayıf düştüğünde bakterinin gelişme hızı artar ve bu hastalık haline dönüşür.
Bloglarda gördüğüm bana göre bir yanlışı daha aktarmak istiyorum. Bir taraftan arılıkta çalışırken ortalığa balmumu vb. kırıntısı düşürmenin hastalığın yayılmasına sebep olacağını anlatıyoruz; diğer tarafta balını süzdüğümüz mumları dağ gibi yığarak arıların balını yalamalarını istiyoruz…
Bu ne perhiz- bu ne lahana turşusu…
Arılık çevresine oğul yakalamak için eski mumlu çıta asmayı da bırakmazsak bu hastalık bizi bitirir…SIVASI
ParticipantANA KAYBI
Ana kaybının pek çok sebebi olabilir:Genç ana olarak çıktığında tipi beğenilmediği için, yumurtlamaya başlamadığı için, çifleşmeden yumurtladığı için,bal döneminde söz dinlemeyip çok fazla yumurta attığı için kolonideki arılar tarafından öldürülür.
Doğal sebeplerlede ölmesi mümkündür:Tavuklarda olduğu gibi yumurta, yumurta yolunu tıkadığından, hastalandığından,arı sütü ile yeterince beslenemediğinden,ihtiyarlıktan da ölebilir.
Koloniye yeni ana verilmeye çalışıldığında başka bir çok sebeple ana arılar ölebilir.
BİZ NE YAPMALIYIZ?
Ruşet denilen kovanlarda yedekte ana arılar bulundurmalıyız.Mayıs- Ağustos dönemi kayıplarında bir şekilde ana satınalabilir veya bulabilirsiniz ama Eylül- Aralık/Şubat- Nisan dönemindeki ana kayıplarında koloniyi diğer kovanlara dağıtmak zorunda kalırsınız.
Şubattaki kayıpta elinizde yedek bir ana bulunsa bal dönemine kadar 10 çıtalık koloni olurdu…SIVASI
ParticipantGENÇ ANALAR AÇ KALMIŞ
Şikayet Köşesi- Ana Arı Problemleri bölümüne yazmıştım… Kısaca
İşçi arının ömrünün 42 gün olduğunu, bal akımında çok çalıştığından 35 güne düştüğünü okumuşsunuzdur…Sizin uygulama döneminizde nerede isi bu koloninin arıları ömürlerini tamamlamışlar.
Bir adet çıkış başlamış çıta vermelisiniz.Neden?
Çünkü: Yaşlanan arılar arı sütü üretemezler, üretselerde yeterli ve kaliteli olmaz. 50-60 yaşındaki kadının çocuk doğurmasına ve süt vermesine benzer! Ana çıktığında da anayı besleyecek dadı arılara ihtiyaç vardır.
Günlük veya günaşırı yarım-bir su bardağı şerbet vermeyi de unutmayın…Yiyecek ekmeklerini verki onlar da ekmek arasına polen getirecek enerjiyi bulsunlar…Dadıların da sütü bollaşsın…Düzenleyen: SİVASİ, :: 27/08/2007 08:55
SIVASI
ParticipantGENÇ ANA
Doğal oğul çıkmasını istemiyorsak 2 yaşından genç analar kullanmalıyız.Yiyecek bol olduğunda genç analar "biri beni durdursuuuuuuuuuun" diyerek sürekli yumurta atığında arılar oğul vermek istemezler zaten…
Zahmet olacak ama haftada bir defa kuluçkadaki iki- üç çıtaya elimiz değse iyi olur…Arıcılığın motoru da, lokomotifi de, forklifti de arıcının kendisidir…SIVASI
ParticipantEN YAKIN MESAFE
Arıların en verimli olarak bal taşıyacağı mesafenin her yönde 500 metre olduğunu biliyoruz.
Arının bal midesinde taşıdığı nektarın 1/4’ünü normal şartlarda kendisinin harcadığını da biliyoruz.
Mesafe uzadıkça getireceği nektarı harcayarak tüketeceğini de tahmin ediyoruz.
3.000 metre mesafeden gelen arı çeyrek depo bal ve ayçiçeği poleni getirebilmiştir.Getirdiklerini de ev halkı ve yavrular yemiştir.
Bir çıtaya "arılı" diyebilmemiz için üzerinin 1.500 arı ile kaplı olması gerekir.İlaveyi almanızı, kabartılmış çıtaları baharda kuluçka sahasına vermenizi öneririm.SIVASI
Participant2007 ANA ARI ÜRETİMİ
Haziran- Ağustos dönemi içerisinde üç bölmeli kovandan faydalanarak, anaları yaşlanmış iki koloniyi kullanarak 10 adet ana ürettim. 2 tanesi tek kanatlı (varroa’dan dolayı) doğduğundan takip ederek imha ettim. İlk çıkan ana bal akımında ortadan kayboldu. Kendilerine yeni ana çıkardılar.
Bu gün itibariyle;
2005 doğumlu (veremli olduğundan imha etmediğim) 1,
2006 doğumlu 7,
2007 doğumlu 7,
Toplam 15 kolonim oldu.
Bu kolonilerden üç tanesi çekirdek koloni,üç bölmeli kovanda misafir ediliyorlar.Yedek ana olarak bulunduruluyorlar.Ana kaybı olduğunda kullanılacaklar.Mevcutları sabitlenirse kışa üç koloni birlikte girecekler.Bölümüne sığmayacak kadar artan koloni yeni kovana alınacak,kapalı yavru takviyesi yapılarak kışa kadar 7 çıtaya çıkarılacak…Düzenleyen: SİVASİ, :: 21/08/2007 07:14
SIVASI
ParticipantTELAŞA GEREK YOK
Bal akımı sona erdi.Çiçekler hatta otlar dahi kurudu.Arınız bölgenize uygun ırktan olduğu için gerekenleri doğru yapmış demekki.
Bal akımının yoğun olduğu günlerde, çıkış olan gözlere bal sürmek veya doldurmak suretiyle, ana arının yumurta sahasını daralttıklarından mevcudunuz artık artmayacak.Koloni doğum kontrolu uyguluyor…:blush:
Bizim yapacağımız işlem kışa genç arılarla giribilmeleri için gün aşırı bir su bardağı şerbet vermektir.Böylece kasım ayı sonunda dahi yavru çıkışı sağlamış oluruz.Kışa girerken üzeri arı dolu 7 çıta arımızın kalması yeterli.SIVASI
ParticipantİKİ RENKLİ
Kış aylarında faydasını gördüğümden güneye gelen kovan giriş yönünü koyu renkli, diğer yüzlerini açık renkli olarak boyadım.
Uçma deliği yönü konusunda bu konuyu açıklamıştım…SIVASI
ParticipantSait kardeşim, sizin RİCA yazınızın yeri de yanlış olmuş, bence bu yazı Arıcılıkta Mevsimsel çalışmalar konusu ile ilgili değil…Tüketici Şikayetleri başlığı altında yer almalıydı.
Ben de daha önce özel mesajların farklı şekilde yapılmasını aynı köşede konu etmiştim…
Büyükşef’ in yorumu aklıma yattı…
Birbirimizi bulmuşken açılan konu ürezine serbest vezinde bilgi paylaşıyoruz. Hece vezninde olsa idi tabi ki daha güzel olurdu.Size katılıyorum…
Ben bu yazıyı yazarken forumda 11 üye ve üç ziyaretçi olduğunu forum’un alt kısmında izleyebiliyorum… Hatta ismini gördüğüm kardeşlerimle bire- bir de görüşmek istiyorum… Bunun yolu "Özel Mesajlar" bölümünü kullanmayı alışkanlık haline getimemize bağlı…SIVASI
ParticipantSALDIM BAYIRA- MEVLAM KAYIRA
Ağkurdu ile ilgili filmi izledim…
Geleneksel usullerle arıcılık yapanlar bu hatayı çok yapıyorlar…Arılığına bir ay gitmeyenimi dersiniz, Adana veya Tokat illerine bırakıp bir ay yanına uğramayanı mı dersiniz…
Arıları kara kavandan fenni kovana aktarmak yetmiyor.Bu işi tekniğine uygun yapmak gerekiyor.Haftalık tam konroller yanında gözlem de yapmak gerekiyor.
Bence haftada iki defa arılığa gitmek gerekli…Neden?
1.Baharda teşvik şurubu gün aşırı verilmeli,
2.Varroa mücadelisi için 3-4 gün ara ile uygulanması tavsiye edilen yöntemler var,
3.Gözden kaçtı ise oğul çıktığında yakalamak için,
4.Yağma yapılıyorsa zamanında tesbit ederek önlem almak için,
5.Ana kaybı oldu ise tesbit edebilmek için,
6.Yedek analar üretiliyorsa ruşetlerde çıkışlarını takip etmek için (kanatsız veya sakat doğdumlarda diğer yüksüğü imha etmeden müdahale için)
7.Musallat olan zararlılara karşı tedbir almak için…
İlk aklıma gelenler bunlar…Küçücük bir müdahale ile kurtarabileceğiniz koloni yada kolonilerin yok olması hiç mi yüreğinizi sızlatmıyor?
Bu iş için merak duyan ve başlayacak olanlara tavsiyem size en yakın yere bir- iki koloni yerleştirerek bu işe beşlayın, beceremiyorsanız bırakmanız zor olmaz…Ama kisinlikle ölüme terketmeyin.SIVASI
ParticipantKULUÇKALIK
Okuyarak ve tecrübe ederek kovanın yönünün öncelikle doğuya bakmasının gerektiğini, güneye de bakmasının iyi bir uygulama olduğunu öğrendik.Bu konu üzerine birkaç ilave yapmak istiyorum:
Arıların çok erken saatlerde uçuşunun başlaması için giriş doğuya bakmalı, yada kovana güneş ışığı değmeli,gölgede kaldığından sabah güneşi geç değen koloniler bir saat geç hareketleniyor…
Avrupa ülkelerinde dört koloniyi sırt sırta yerleştirerek çalıştıklarını da görüyoruz. Kovan renklerinin koyu renklere boyandığını da…
Benim kuluçkalıklarım iki renkli… Uçuş yönü güneye bakıyor.Sadace güneye bakan yüzleri farklı tonlarda yeşile boyadım… Neden?
Kovanlarımı yağmur ve kardan korunabilen güney cephesi açık bir mekanda yanyana kışlatıyorum.
Açık renkli kovanlara dokunduğumda beyaz araçlar gibi soğuk…Koyu renkli yüzeyler kalorifer peteği kadar sıcak…
Kış aylarında güneş ile ısınan kovanlarda küçük çaplı temizlik yapıyorlar…Yiyeceğin bol olduğu çıtalara rahatça geçiyorlar.
Kış kayıplarına gelince 2005 ve 2006 da sıfır kayıp…
Renk konusunu da tartışalım…Düzenleyen: SİVASİ, :: 16/08/2007 07:04
SIVASI
ParticipantÜzerinde konuşulan resimleri ben de gördüm… Hayret içerisinde kaldım…Karadüzen arıcılıktan teknik arıcılığı geçtiğimizi zannediyordum…Bilgilerinden istifade etteğimiz, sitelerini sık kullanılanlarımıza eklediğimiz arkadaşlarımızın bu derece yanlış uygulamalar yapmaları, bunu da sitelerinde yayınlamaları çok yanlış…
İzlememiş olanlar için yağmacılığın ne olduğunun video görüntüsünün bulunduğu adresi paylaşmak istiyorum.
-
Yazarİletiler
Beyazkovan Arıcılık Bir başka WordPress sitesi