Kirsehirli

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: KAFESTEKİ ANA ARI NE ZAMAN SERBEST BIRAKILMAZ ! #11589

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Hayırlı günler arıcı dostları: Bende bu konu hakkında edinmiş olduğum tecrübeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
    Bu sene MACAHEL (Tema) ve Trabzondan getirttiğim damızlık saf kafkas ana arılarını arkadaştan edindiğim tecrübe ile çok basit bir şekilde verdim ve çokta başarılı olduğum.
    Eski kovandan almış olduğum 4 çıta arıyı hemen yanına böldüm. Tarlacılar o gün için yeni konavı terk ediyor. Bir gün sonra ana arıyı kafesi ile birlikte iki çıta arasına üstten sıkışacak şekilde kovana yerleştiriyorum. Ertesi gün ana arıyı kontrol ediyorum. Eğer kovan içerisindeki işçi arılar kafesteki anayı beslemeye başlamış ise anayı kafesten çıkartıp kovana salıyorum. 10-15 dakika sonra yeniden kontrol ediyorum. Eğer bir sıkıntı yoksa (büyük ihtimalde olmuyor) o gün içinde yada ertesi günü yumurta atıyor.
    Ancak bu işlemi yaparken kafes içerisindeki işçi arıları kafes içerisinden çıkartıyor, sadece ana arıyı bırakıyorum. O şekilde veriyorum. :)

  • yanıtla: Arılarda Varova var !!! #11557

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Sayın Derviş bey; erkek gözü keserek bir nepze bundan sonra oluşacak varovaları engelleyebilirsiniz. Ya bu tarihten önce gördüğünüz varovaları ne yapacaksınız.

    Hazır balıda almışken, güzel bir organik ilaçlama yaparsınız artık.

    Allah yardımcınız olsun.

  • yanıtla: Kovan uçma delikleri kuzeye bakabilirmi? #11190

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Hayırlı günler arı dostları; 2 gündür üzerinde yorumlar yaptığımız konuyu bende bundan birkaç yıl önce düşünmeye başlamıştım. Bu konuyu açan arkadaşlar hissiyatıma ortak oldular. Onlara teşekkür ederim.
    Bu konu ile ilgili olarak, kendi açımdan hep şunu düşünmüşümdür. Arıları kışın yalancı bahardan korumak ve çalışmalarını engellemek için, kovan giriş delikleri yine güneye bakmak şartıyla, bir binanın (bu her hangi bir gölgelikte olabilir) kuzeye bakan cephesinde muhafaza etmek. Bilindiği gibi kış aylarında ne kadar güneş olursa olsun kuzey yamaçlar her zaman soğuk olur. Denene bilir mi? Görüşleriniz….
    Ben sönen kovanlarda hep şunu gördüm. Kovan içerisinde hattinden fazla bal varken, ölen arı sayısı 1 avuç içi kadar var yada yok. Bunun sebebi; kış aylarında arıların güneşe aldanıp uçuşa çıkmaları, devamında ise anlık hava değişimi ile gidenlerin gelmemesi görüşü bende hasıl oldu….Tabi bu bir gürüş.

  • yanıtla: Polen Gelmeye Başladı #11176

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Sayın Sivasi: Bahsettiğiniz vızıltı sesleri özellikle bir kovanda aşırı şekilde geliyordu. Tabi ben onu bir şeye yorumlayamadım. Bu kış mevsimi çok bereketli geçti. Gözle görülür kar yağışı olmadı ama, çok güzel sağanak yağmur yağdı. Birde bizim burada 10-15 gün dışında don olayı da görülmedi.
    Allah izin verirse bende birkaç haftaya kadar hava sıcaklıkları belli bir düzeye ulaşırsa, varao ilaçlarını kovan içerisine koymayı düşünüyorum. Hava müsait olmazsa biraz daha beklemek gerekecek.

  • yanıtla: Arıcılığa Nasıl Başlarım ? #11139

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Arkadaşım, Bizim gönlümüz istemez mi? Kestane balı, çam balı, ayçiçek balı v.s. v.s bal çeşitleri üretmeyi. Yok işte, bitkisi olmayınca balıda olmuyor.
    Burada ayçiçek ekimi il bazında yok denecek kadar az, sadece bir ilçede (Akçakent)yoğun olarak ekilir. Orasıda şehir merkezine 60-70 km uzaklıkta.
    Bizim memlekette ağaç tür olarak çok fazla olabilir, ama arıcılık için yeterli değildir.
    Bizde çamda yok, kestane ağacı da yok, ayçiçek ekimi de yok. Doğada ne varsa o. Sadece mevsimine göre bol kekik ve çeşit çeşit çiçek var.
    Bizler burada senede bir kere bal hasadı yaptığımız için her bitkiden dönemine göre balda karışım oluyor. Tabi buda balda hoş bir tat bırakıyor………..

  • yanıtla: Arıcılığa Nasıl Başlarım ? #11133

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Herkese hayırlı günler.
    Benim arıcılığa başlamam, Üniversitede okurken kendisini yıllar önce tanıdığım bir arkadaşımın “sana bir kovan arı verelim” demesiyle başladı. Öncesinde ben arının para ile satıldığını hiç duymamıştım, hatta bilmiyordum. Bundan tam 4 yıl önce 5 çıtalı bir kovanla başladım. 3 yıl arılarımı köyde bulundurdum. Ancak kendim şehirde kaldığım için arılarımla fazla ilgilenemiyordum. Geçen mayıs ayı sonunda arılarımı şehir merkezine 2,5 km mesafede bulunan bir başka arıcının yanına bıraktım. Şuana kadar işlerim her yönüyle iyi gidiyor. Hem arı hem mahsul hemde satış yönünden. Kendi mahsulüm olan balları 1 ay içerisinde tükettim.(Kg.20 YTL) 4 aydırda arkadaşımın ballarını satıyorum. Benimkisi ile birlikte yaklaşık 500 kg’ma yaklaştı. Benim gibi haftanın 5 günü çalışan birisi için perakente satışla bu büyük bir başarı olmalı. Bal üretimi için bizim memleket (Kırşehir) özellikle mayıs ve haziran ayı çok ideal. 2 senedir piyasaya bal veriyorum. 2 yılda edindiğim tecrübe bana şunları öğretti:
    – Bu güne kadar çevrene vermiş olduğun güvenirlik çok önemli,
    – Üretilen balın özellikle kendine ait olması yada kendi yörene ait olması,

    – Ürettiğin bal yöre halkının ağız tadına uymalı (Mesela bizim burada çam balı, kestane balı, ay çiçek balı kolay kolay satılmaz)
    – Malumunuz bizler Türk halkı olarak balı sofralarımızda olmazsa olmazlardan sayan bir millet değiliz. O yüzden insanlara bal tüketimini aşılamak için ambalajlarda çeşitliliği bol bulundurmalıyız.

  • yanıtla: Yoğun varoam var tavsiyeye ihtiyacım var. #10993

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Sayın Bilgin; Ben Sanavel firması tarafından arılar için üretilen 10’luk paket içerisinde OBESON marka kekik yağından üretilen organik varova ilacı kullanıyorum. İyi sonuçta aldım. ilaç kapını çıtaların üzerine bırakıyorum. Arılar tarafından yapılan hava sirkilasyonu sayesinde ilaç buharlaşarak kovanın bütün alanına hükmediyor. Biraz pahalı olabilir ama kullanırsanız menmun kalırsınız.

  • yanıtla: ÇOK İLGİNÇ BİRŞEY OLDU! #10519

    Kirsehirli
    Katılımcı

    İlginç olan işaretli ana arının kovan içerisinde olmasının yanında diğer ilginçlikte mevcut ana arı ne oldu. Çevrende işaretli ana arı kullanan arıcılar varmı bilmiyorum ama, eğer ki varsa belki dölsüz ana arı, çiftleşmek için uçuşa çıktığında yönünü şaşırmış olamaz mı,bildiğim kadarıyla yumurtlayan ana arı uçamaz. (en azından belli bir mesafe)

  • yanıtla: Yeni Forum Hakkında #10177

    Kirsehirli
    Katılımcı

    :) Sevgili arı dostları; bizlerin hizmetine böyle güzel bir siteyi sunarak ne kadar büyük bir iş yaptığınızın farkındasınızdır. Emeği geçen tüm arkadaşlara teşükkürler

  • yanıtla: Aldığım çıta ve kovanda koku var #10118

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Arıcı dostum anladığım kadarıyla Kırşehirlisin, öncelikle aramıza hoşgeldiniz, Arılarınızda hayırlı olsun.
    Akşamları havalar halen soğuk gidiyor.Kovan üzerindeki toz kalıntılarını nemli bir bezle temizledikten sonra, Kovan kapağını açarak açık alanda bir kaç gün bekletirseniz kokunun gideceğini tahmin ediyorum. Yapmış olduğunuz uygulamanın ne kadar sağlıklı olup olmadığı konusunda bir bilgim yok. Kolay gelsin

  • yanıtla: İki kraliçe metodu #9778

    Kirsehirli
    Katılımcı

    :dry: Arkadaşlar bu iş benim biraz kafamı karıştırdı. Bir ana arıyı yeni bir kovana kabul ettirmek için kılıktan kılığa giriyoruz, ama aynı kovanda iki ana arı ailesinin yaşadığından bahsediliyor.
    Bu konu hakkında daha geniş bir bilgiye ulaşabilmem için ulaşabileceğim kaynaklar varmı? (İnternet yada kitap) Yardımlarınızı bekliyorum. Benim gibi sabit arıcılık yapan birisi için değerlendirilmesi gereken bir sistem. teşekkürler

  • yanıtla: ARILARIM NEDEN ÖLMEDİ #9763

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Günaydın ALİ bey: Ben de öncelikle kovan içerisindeki fazla petekleri aldım. Kovan boşluğunu gazete ile doldurdum. kovan başı 1 kg gelecek şekilde kek verdim. Kurban bayramında kısa bir kontrol yaptım. Kovanın biri kekin tamamını bitirmiş, diğerleri de son aşama. Şimdi yine kek yaparak, arıları beslemek istiyorum.
    Ancak kek karışımını yaparken mevsim itibariyle arıya vitamin yönünde destek olacak karışım yapmak istiyorum.
    Bu konuda varsa kullanabileyeceğim ilaç türleri konusunda yardımcı olursanız sevinirim.

  • yanıtla: ARI GÖRMEMİŞ BAL #9583

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Bir ay sonra raflardaki balın hepsi hileli olacak
    Küresel ısınma bal sıkıntısına da neden oldu. Balparmak’ın patronu Altıparmak ‘Sağlıklı bal stokumuz ancak bir ay yeter. İthalat yapılmazsa marketlerde balların hepsi şeker katılmış, sağlıksız olacak’ dedi

    KÜRESEL ısınma bal üreticilerini vururken, Türkiye’nin hilesiz tam kalite bal stokunun bir ay içinde biteceği belirtildi. Arıcılık sektöründe olumsuz iklim şartlarının etkisiyle 2006 yılında yüzde 20, 2007 yılında da yüzde 25 olmak üzere son iki yılda yüzde 40’a varan üretim düşüklüğü yaşanıyor. Sektörde yüzde 35 pazar payı ile lider konumda olan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak ‘Kaliteli bal ithal edilmezse piyasada zaten var olan kaçak, hileli ve kalıntılı ballara daha çok zemin hazırlanmış olacak. Bir ay sonra Türk halkı raflarda sağlıklı ve hakiki bal bulamayacak’ dedi. Türkiye’nin bal tüketiminin 50 bin ton olduğunu kaydeden Altıparmak, süzme bal üretiminin 2007 yılında 20 bin tona kadar düştüğünü kaydetti.

    İKİ KAT PAHALI YİYORUZ

    TarIm Bakanlığı’nın kontrollü ihracata izin vermesi gerektiğini söyleyen Altıparmak şunları söyledi: ‘Şu anda çam balı hiç yok. Fiyatı da yüzde 300 arttı. Diğer çiçek balının sağlıklı olanları da tükenmek üzere. Böyle olunca bal karaborsaya düştü ve fiyatlar inanılmaz arttı. Türk halkı balı Avrupalı’ya göre iki kattan fazla fiyatla yiyor. Avrupa’da raflarda yarım kiloluk bal 2-7 Euro’ya satılırken bizde sağlıklı ballar 18-20 YTL’ye satılıyor. Önümüzdeki dönemde balların hemen hemen hepsi sağlığa aykırı, kaçak bal olacak. Bu yüzden 6-7 ay sonra başlayacak bal üretimine kadar geçici ithalata izin verilmeli.’

    ÇİN’DEN İTHALATA KARŞIYIZ

    İthalat yapılmazsa hileli ve kaçak bal satanlara prim tanınacağını kaydeden Altıparmak, kaçak balın İran, Ermenistan ve Azerbaycan’dan yoğun olarak ülkeye sokulduğunu kaydetti. Altıparmak ‘Biz Çin balına karşıyız. Çok sağlıksız. Arjantin, Meksika, Brezilya ve Macaristan’dan akasya balı ithalatının yapılması gerektiğini savunuyoruz. Kontrollü ithalat yapılmaz ise bu sektör ölecek’ dedi.

    Bazı birlikler herkesi yanıltıyor

    Türkiye’nin bal ithalatına karşı çıkan ve halkın sağlıklı bal yemesinin önünde engel olan yine bazı arıcı birliklerinin olduğunu kayededen Özen Altıparmak ‘Bazı birlik başkanları ‘bal ithalatına gerek yok’ diyorlar. Açıkça kendisiyle çelişen birlik başkanları olmayan balı abartarak yüksek miktarlarda mevcut beyan eden birlik başkanları, yanlış bilgi vermek suretiyle de resmi yetkilileri yanlış yönlendirerek suç işliyorlar. 9 birlik başkanının yanlış beyan ettiğini tespit ettik. Bunlarla ilgili gerekli suç duyurularını yapacağız’ dedi.

    Çocuklarımızın sağlığı tehlikede

    Hİlelİ, kaçak ve kalıntılı balların sağlığı tehdit ettiğini kaydeden Özen Altıparmak, şu bilgileri verdi: ‘Özellikle sağlıksız ballarla çocuklarımız tehtid altında. Sağlıksız ballar antibiyotik içeriyor. Bu balları yiyen çocuklar antibiyotike karşı bağışıklık kazanıyor ve ileriki yaşlarında antibiyotik tedavilerine yanıt vermiyor. Balparmak olarak Türkiye’nin en büyük ve modern laboratuvarına sahibiz. Üretim için tedarik ettiğimiz 100 balın 60’ını iade ediyoruz. Ama bu iade ettiğimiz ballar ne yazıkki başka şekilde Türk tüketicisine sunuluyor. Birçok bal üreticisi de kendi çocuklarına bizim laboratuvarımızdan geçmiş balı yediriyor.’ Altıparmak turistik otellerde kaliteli bal bulabilmenin imkansız olduğuna da dikkat çekti.

  • yanıtla: KONYA ŞEKER FABRİKASINDAN ARI YEMİ #9572

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Sayın Mucurlu; Kırşehir ili Mucur ilçesinden misin?
    Biraz kendinizden bahsedersiniz sevinirim.

  • yanıtla: KONYA ŞEKER FABRİKASINDAN ARI YEMİ #9571

    Kirsehirli
    Katılımcı

    Sayın Mucurlu; Kırşehir ili Mucur ilçesinden misin?
    Biraz kendinizden bahsedersiniz sevinirim.

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 24)