| Arı Hastalıklarında Ruhsatsız İlaç Kullanımına Hekim Gözüyle Bir Bakış. |
|
Orijinal ilaç, uzun araştırmalar ve klinik çalışmaları sonucu belli bir hastalık üzerinde olumlu etki yaptığı kanıtlanmış, temeli patentli bir moleküle dayanan ve daha önceden benzeri olmayan yeni ilaçlar için kullanılan bir uluslararası terimdir. Orijinal ilaçlar, dünyanın bir çok ülkesinde güçlü yasalarla, patent ve veri koruma hakları şemsiyesi altında belli bir süre boyunca korunurlar. Bu süre içinde, başka bir ilaç şirketinin, bu ilacın benzerini üretmesine izin verilmez. Böylece orijinal ilaç üreticileri AR-GE yatırımlarını karşılayabilmekte ve yeni araştırmalar için kaynak yaratabilmektedirler. Orijinal ilacın yasal koruma süresinin dolması ile birlikte, ilaç şirketleri, orijinal ilacın benzerlerini piyasaya sürebilirler. Bu ilaçlar, “Jenerik İlaç” olarak adlandırılır. Jenerik ilaçları üreten firmaların, bu ilaçları piyasaya sürebilmeleri için bazı kurallara uymaları zorunludur: Jenerik ilaç, orijinal ilaçla aynı etken maddeyi, aynı miktarda içermelidir. Aynı formülasyonda ve farmasotik şekilde olmalıdır. Orijinal ilaçla biyoeşdeğer olduğunun kanıtlanmış olması gerekmektedir. Biyoeşdeğerliliği kanıtlanmış jenerik ilaçlar, yüz milyonlarca dolarlık araştırma harcaması yapmak zorunda kalmadan, orijinal ilaçların kanıtlanmış etkinlik ve güvenilirliğine dayanılarak piyasaya sunulurlar. Dolayısıyla jenerik ilaç çok daha ucuza mal edilebilir. İlaç sektörünün, insanın yaşam kalitesini artırabilmesi için hem orijinal ilaçlara hem de jenerik ilaçlara ihtiyacı vardır. Orijinal ilaçlar, yeni, etkin ve daha güvenli tedaviyi insanlığın hizmetine sunarken: jenerik ilaçlar daha ekonomik bir alternatif oluştururlar. Bu bayrak yarışı, yaşam kalitesinin artırılması için sağlıklı bir döngü içinde çalışabilmelidir. Şimdi arkadaşlar bu günlerde bir ruhsatlı ilaç ruhsatsız ilaç konusudur bloglarda aldı başını gidiyor, herkes aklına geleni yazıyor çiziyor. Ama kimse demiyor ki, bu ruhsat nedir niye icad edilmiş kim icat etmiş ve de devlet bu işe niye alet olmuş yasalar çıkarılmış. Bir arıcının asla unutmaması gereken şudur: Genelde ilaç özelde bizim arıcılık sektöründe birincil hedef insan sağlığıdır. Kullanılacak olan ilaçlar öncelikli olarak insan sağlığına zararsız olmalıdır. İkincil olarak arıların hastalıklarını tedavi etmelidir. Bu nedenle arıcılıkta bir kişi yada firmanın ben ilaç üretiyorum diyebilmesi için, önce bu ilaç adını verdiği karışımın bal ve balmumuna geçmediğini, kalıntı bırakmadığını araştırmalar sonucu ispatlaması gerekir. Bu ispatlama olayı belli sayılarda yapılan deneysel çalışmalar sonucu ortaya çıkar. Malum bu çalışmalar da bir parasal harcamayı gerektirir ve yatırımdır. Bu çalısmaların raporu ile firmalar bakanlığa gider ve bu benım imal ettiğim karışım ilaçtır buyrun deneme sonuçlarım der ve bakanlık da gerekli incelemeyi yaptıktan sonra ruhsatını verir. Ruhsat; bu kutudaki kimyasal karışım ilaçtır ve insan sağlığına zararlı değildir anlamına gelen bir yazıdır. Firmalar da doğal olarak bu süreç zarfındaki tüm harcamalarını fiyatlarına yansıtırlar. Akıllı insan neyi bilmediğini bilen insandır. Son günlerde bayvarol adlı ilacın etken maddesi ile baytikol adlı ilacın etken maddesinin aynı olduğu, fakat bu iki farklı kullanım alanı olan ilaç arasında fiyat uçurumlarının bulunduğu yazılıp çizilmekte, arıcılar arasında “kendi bayvarolunu kendin imal etme” muhabbetleri yapılmakta. Arıcıların uygulamalarından öğrendiğimiz kadarıyla da baytikol kartonlara emdirilerek kullanılmaktadır. Böyle bir uygulama karşısında bir hekim olarak bana düşen görev şunu söylemektir; bu iki ilacı ureten firma aynıdır. Bu firma akılsız mıdır ki, aynı etken maddeli iki ilaç arasında bu kadar fiyat farkı koymuştur. Biz bu fiyat farkını ilacın etken maddesine ödemiyoruz. Aradaki fark, gördüğümüzde plastik şerit dediğimiz, ilacın etken maddesinin uygun şekilde arılara ulaşmasını sağlayan, bal ve balmumuna karışmamasını temin eden özel maddenin araştırmalarının ve imalatının maliyetinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda da söylediğimiz gibi, bizim birincil hedefimiz insan sağlığı olmalıdır. Firmalar aldıkları bu ruhsatlarla ilaçlarının, prospektüslerindeki kullanım şekillerine uyulduğunda, insan sağlığına herhangi bir zararı olmayacağını garanti ederler. Ruhsata aykırı, insan sağlığını tehdit eden bir durum ortaya çıktığında ise, bu firmalar büyük cezalar görür ve tazminatlar ödemekle karşı karşıya kalır, ticari olarak zor duruma düşerler. Peki, kartona emdirilmiş baytikol ya da başka böcek öldürücülerin, bal ve balmumunda kalıntı bırakmadığı, insan sağlığını hiçbir şekilde tehdit etmediğinin garantisi nedir? Bu konu ile ilgili olarak, birbirlerini bu uygulamaya teşvik eden arıcıların yaptığı ya da dayanak olarak aldığı bir araştırma var mıdır? Uygun dozda kullanılmayan bütün ilaçların etken maddeleri canlılar için zehir etkisi oluşturur. Bu uygulama ile kovan başına ne kadar doz ilaç verildiğini nereden biliyoruz. Sevgili arıcılar, bizler sadece fiyat farkını gözönüne alarak ucuza imal ettiğimizi düşündüğümüz kartona emddirilmiş ilaçları kullanarak, çevremizde özellikle de kendi ailemizde ortaya çıkacak olan kanser başta olmak üzere bir sürü hastalık riskinin sorumluluğunu da üstlenmiş oluyoruz. Üzülerek söylüyorum ki, benim arkadaş çevrem bana soruyor; SAĞLIKLI BALI NERDEN BULURUZ diye. Ben de diyorum ki; garantili olarak sağlıklı bal üretmek için bahçenize bir kovan arı koyacaksınız ve kendi balınızı kendiniz üreteceksiniz. Geçenlerde televizyonda bir ülkenin büyüküğü o ülkedeki eğitimli insan sayısının fazlalığı ile ölçülürmüş diye bir şeyler duydum. Eğitim bilgilerin kullanılabilme becerisidir. Ben, çocuğum için, herkesten bunu unutmamasını istiyorum. Hepimiz bildiklerimizi doğru şekilde kullanmaya uğraşalım. Öğretim durumumuz ne olursa olsun eğitimli olalım. |
| Sonraki > |
|---|
|
• Dağarcık |
| Arıcılık |
| Balarısı |
| Arıcılık Aletleri |
| Arıcının Takvimi |
| Arı Hastalıkları |
| Arı Zararlıları |
| Arı Ürünleri |
| Bitkileri Tanıyalım |