Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa arrow Forum
Beyazkovan Arıcılık Forumu
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
BAL REÇELDEN PAHALI MI OLMALI? (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Beğenilen: 0
BAŞLIK: BAL REÇELDEN PAHALI MI OLMALI?
#4389
MURAT CAKIR (Kullanıcı)
Administrator
Gönderiler: 261
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY Konum: İstanbul Doğum Günü: 1965-04-23
Cvp:BAL REÇELDEN PAHALI MI OLMALI? 3 Yıl, 9 Ay önce Karma: 8  
Sevgili arkadaşlar tartışmaya görüşleri ile katkıda bulunan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

İlkönce Halil Bilen arkadaşımızın işaret ettiği noktanın haklılığını belirtmek istiyorum. Türkiyede bal algılaması bir gıda tüketim maddesi olmasından daha çok, hastalık tedavisinde kullanılan gizemli bir ürün şeklinde.

Bu yüzden fiyatlar spekülatif, gerçek değerinde değil.

Halkın arasında çeşitli inanışlar yaygınlaşmış, bu inanışlar doğrultusunda üretilen sınırlı miktarlardaki ballar yüksek fiyatlara satılabiliyor.

Türkiye geneline bakıldığında, kimi yerde 30, 40, 50 gibi yüksek fiyatlar görülürken, kimi yerde arıcı 10 ytl ye satabilse sevinçten göbek atacak.

Onun için diyorum ki, işin inanma, efsane ve söylenti kısmını bırakarak, olayı dünya ölçeğinde değerlendirip, arıcılık sektörünün dünya toplumlarında nerede bulunması gerekiyorsa orada bulunmasına çalışmalıyız.

Bunu yaparken de elimizdeki bilimsel veriler üzerinden hareket etmek zorundayız.

Arıcılık ve arı ürünleri üretimi gerçekten çok önemli ve olmadığında büyük sorunlara yol açacak bir uğraş.

Ve malesef günümüzde de ülkemizde kıymeti bilinmiyor.

Arıcılığın ve Arı ürünlerinin piyasada yeteri kadar etkili olamayışının nedenlerini hep birlikte tartışıp, çözüm yollarının neler olabileceğini bulmalıyız.

İşte bunu yaparken de gerçek olmayan, abartılı, arı ürünlerinin her derde deva olduğu, arı ürünlerinin diğer bütün gıdalardan çok çok çok üstün olduğu gibi yaklaşımlarından vazgeçmemiz gerekiyor.

Eğer arıcılığı saygın bir hale getirmek, arı ürünlerini her Türk mutfağının baş köşesinde yer almasını istiyorsak, gerçek durum ne ise onu ortaya koymalı vurgulamalıyız.

Bakın ben arıcıyım ve bundan çok büyük gurur duyuyorum. Ürettiğim baldan daha çok, arıların ekolojik çevreye yaptığı katkılar bende büyük heyecan uyandırıyor. Onların çalışma şekillerine baktığımda hayatın kaynağını görüyorum. Ve ölünceye kadar da sağlığım izin verdiği sürece arıcılıktan vazgeçmeyeceğim.

Mide rahatsızlığım dolayısıyla bir ara sürekli olarak düzenli bal tüketiyordum. 2003 yılında ise çok ciddi bir mide kanaması geçirdim ve neredeyse ölümün kenarından döndüm. Her derde özellikle mide hastalıklarına deva olan balı sürekli tüketirken niye mide kanaması geçirmiştim?

Bu durumu Apiterapi konusunda uzman olan Muhsin Doğaroğlu hocamıza sordum. Verdiği cevap beni çok şaşırttı.

Bana dedi ki, bal içindeki yoğun şekerden dolayı midenin asit salgılamasını artırır, bu da ülserin iyleşmesine değil daha da kötüleşmesine neden olur.

Ama benim o zamana kadar okumuş olduğum bütün arıcılık kaynakları ve diğer arıcılar mide, ülser hastalığının tedavisinde bal yenilmesini öneriyorlardı.

Hatta yanılmıyorsam Nizamettin Kayral hocanın kitabında sabah aç karnına büyük miktarlarda yenilmesi önerisi vardı.

Şimdi bu yaşananlardan sonra olayları yeniden değerlendirmek ve ezberleri bozmak gerekiyor.

Bal ve diğer arı ürünleri nedir, bileşimlerinde neler vardır, bu maddeler insan yaşamı ve sağlığı açısından ne kadar önemlidir gibi soruları sorup, bunların gerçek bilimsel cevaplarını bulmak zorundayız.

Benim etrafımda gördüğüm uygulamalara bakınca ise, ülkemizde malesef bazı arıcıların bal üretimleri değil sağlık kazandırmak, sağlığı tehdit edecek nitelikte.

Tartışmanın temel noktası vişne üretiminin zorluğu ve arıcılığı karşılaştırmamla ortaya çıktı.

Yine söylediğim gibi burdaki amaç iki ürünü birbiriyle kıyaslayıp birbirine karşı olan üstünlüğünü vurgulamak değil.

Doğada yetişen her bitkinin ve her meyvenin kendine göre ayrı bir önemi var.

Ama reçel denilen şey balın büyüklüğünü üstünlüğünü vurgulamak için kıyaslanacak ezik büzük birşey değil.

Ben taze meyve aşamasına kadar olan kısmı yaşadım ve büyük zorlukları var. Bana kesinlikle arıcılıktan daha zor geldi.

Bu arada ilgilenen arkadaşlara iki link vermek istiyorum. Birincisi Vişne reçelinin besin değeri, ikincisi Bal besin değerleri.
http://www.besinler.net/nutrdetails.aspx?NDB_Num=50344
http://www.besinler.net/nutrdetails.aspx?NDB_Num=51296
Sonuçlar bana çok enteresan geldi.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Murat Çakır
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST