KASIM AYINDAN İTİBAREN
Ekim ayından itibaren yazlık örtüleri kaldırıp yerine dört kat eski nevresim- çarşaf örtüyorum. Bezlerin üzerine dört yapraklı- sekiz sayfalı gazeteyi bırakıyorum. Kapağı örtmeden önce iki yapraklı dört sayfalık bir gazeteyi kapak dışına taşacak şekilde örtüyorum. Kasım ayı sonunda arı mevcuduna göre sıkıştırma yapıyorum. Kovanın boş kalan bölümünü kontrplakla kapatıyorum. Son çıta ile kontrplak üzerinden aşağıya doğru iki katlı nevresim- çarşaf ı tabana değecek şekilde örtüyorum. Kovanları, kuzeyi, doğusu, batısı ve üstü kapalı; güneyi açık bir mekânda domates kasaları üzerine alıyorum. Kasa ile kovan arasına genişçe bir sıra tahta yerleştiriyorum. Kovan sayısına bağlı olarak üç sıra halinde diziyorum.
ERİK AĞAÇLARI AÇTIKTAN SONRA
Geçen yıllarda kış aylarında örttüğüm örtülerin yarısını alırdım. Balın suyunu çabuk uçursunlar diye temmuz ayında tek kat ince bez örtü kullanırdım. Bu yıl yavru gelişimi ve petek örme faaliyetinin devamı için ısı kadar nemin de çok önemli olduğunu okuyarak öğrendim. Yabancı sitelerde plastik folyo kullandıklarını görmüştüm. Yeni bir örtü kullanmaya başladım. Ben de 10 ytl’ lik naylon branda aldım. Beş metreden 50x60 ebatlarında 64 adet naylon örtü çıkıyor.
Ne oldu dersiniz? Doğru bir ilkbahar bakımını da ilave edince verecek ilavem kalmadı. Çıta sayıları yirmiyi geçti 35 ve 40 çıtalı arılarım var. Neyse ki boyumuz uzun, yoksa merdiven kurarak bakmak zorunda kalacaktık
Naylonun üzerine karanlık olsun ve gece su damlacıkları oluşmasın diye bez ve gazete örtmeye devam ediyorum. Ayrıca çıta sayısı fazla olan kovan girişlerini tamamen açıyorum. Propolisi çok taşıyan koloniler, bu naylonu dahi, hava akımını kesmek için, tek tek çıtalara yapıştırıyorlar. Telis torba gibi dağılmadığından, delinemediğinden çok kullanışlı oluyor.