Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa arrow Forum
Beyazkovan Arıcılık Forumu
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
ANA ARI KABUL ETTİRME (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Beğenilen: 0
BAŞLIK: ANA ARI KABUL ETTİRME
#5795
mcsumer (Kullanıcı)
Junior Boarder
Gönderiler: 22
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Apis mellifera anatolica Konum: Amasya Doğum Günü: 1950-10-05
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 0  
Arıcılıkta Son Nokta Yok.

Limonda "Sitrik Asit" ve "Askorbik Asit" var.
Bu asitlerin, şuruptaki "sakkaroz" üzerine, arı besleme açısından olumlu etkileri olabilir.

Atasözlerimiz arasında birbiriyle çelişenler yok mu?
Geleneksel arıcılığımızda da arılara hem tavuk verenler,reçel, pekmez verenler var;
hem de biraz limonsuyu katılmış şurup verenler.

İki yıl içinde konu nerden nereye gelmiş (geldi).
Şimdi burda, invert şeker'i tartışmayalım bari.

Tüm arıcılara saygılar, selamlar...
26.07.2009
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
mcsumer
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5796
egehan (Yönetici)
Moderator
Gönderiler: 380
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY Konum: Eskişehir Doğum Günü: 1968-12-04
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 12  
İnvert şekeri neden tartışmayalım. Tartışalım bence.

İnvert bir fırtına idi ve esti, yıktı, geçti...

Üstelik arılar hiç yorulmadan...
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5797
çerbay (Kullanıcı)
Fresh Boarder
Gönderiler: 9
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY Yeşil Gönen cerbay@hotmail.com Doğum Günü: 1968-03-17
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 0  
Selamlar,
Yeni (daha hiç arım yok, ama ha bugün ha yarın, eli kulağında) arıcı olarak, bu forumu uzun süredir takip eden ve okumadığı yazı kalmayan paylaşılan bilgiler konusunda başka forum tanımayan arıcılığa gönül vermiş genç emekli biri olarak, tüm arı dostlarını buradan selamlarım.
Burada ve bloglarda anlatılan invert ve kek tariflerini okuduğumda bilgisayarıma kopyala yapıştır yapıyorum. başka biri tezi çürütüyor ve del (sil). Yine başka bir konu kopyala yapıştır, yine çürük del (sil). Şimdi tariflerin hepsini sildim. Şekere bile gerek yok, arının balını (kuluçkalıktakileri) almamayı düşünüyorum. Heralde bir sorun yaşamam, ne dersiniz...
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Yeşil Gönen
www.cerbay.com
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5800
mcsumer (Kullanıcı)
Junior Boarder
Gönderiler: 22
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Apis mellifera anatolica Konum: Amasya Doğum Günü: 1950-10-05
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 0  
Sayın çerbay,
Arıcılık Dünyasına Hoşgeldiniz.

Keşke "del" tuşunu değil de "-" (eksi) tuşunu kullansaydınız.

Arıların doğal besini elbette ki bal ve polen.
Yurdumuzda arılar herzaman polen buluyorlar. Siz kovanda bırakırsanız balları da yetebilir.
Fakat sonbaharda yeni işçiler oluşsun diye, çerçeve düzenleri, bal kemerleri arılar için kullanışlı olsun diye ve ilkbaharda da yine benzer sebeplerle besleme yapmanız gerekir.
Şurup yerine balla beslersiniz.
Arılar için bence de en uygunu o.

Kolay gelsin. Hayırlı olsun.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
mcsumer
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5801
mcsumer (Kullanıcı)
Junior Boarder
Gönderiler: 22
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Apis mellifera anatolica Konum: Amasya Doğum Günü: 1950-10-05
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 0  
Yazanlara Ve Okuyanlara Merhaba !

Arıcılıkla birkaç yıl ilgilendikten sonra, kişisel nedenlerle, arı ailelerimizi ortağıma emanet ettim. Yıllarca arılarımızı yılda bir-iki kez görebildim. Yeni yayınları da okumuyordum, izlemiyordum. Bendeki arıcılık virüsu pasif hale geçmişti diyelim.
Ancak geçen yıl kaldığım yerden başladım. Bir yıl da öylesine geçtikten sonra "acaba internette neler var" demeyi akıledebildim. Belki de bu yılki bahar yağmurları
çiçekleri, arıları coşturunca arıcılığa bulaşmış yada arıcılığın bulaştığı herkes gibi biz
iki ortak da yeniden coştuk.


Bu arada neler neler olmuş. TKV 'nin tecritli kovanları hala yaygınlaşamamış, plastik kovanlar çıkmış benimsenmemiş, plastik temel petekler çıkmış ama bunlarla da henüz bir başarı sağlanamamış, seksiyon bal ve kaset bal üretimi yine zor, kristalize olmuş bala yine sahte bal muamelesi yapılırken arıgörmemiş fabrika ballarına rağbet artmış, varroa ve Amerikan Yavru Çürüklüğü aynı belalı ikili.


İyi şeyler de olmuş tabii: Antibiyotiklerin koruyucu ilaç olarak kullanılmasının yanlışlığı anlaşılmış, temel petek üretiminde sterilizasyonun önemi ve bunun bile yeterli olmadığı anlaşılmış, mumda kalıntı problemleri üzerinde düşünülüyor artık. Yıllaryılı bulundukları çevre koşullarına adapte olmuş arı ırk ve ekotiplerinin önemi anlaşılmakta. Gerçek bal, saf bal, sağlıklı bal, ekolojik bal, doğal bal, kaliteli bal diyen yok; herkesin dilindeki organik bal. Ben bu adı benimseyemedim. Üretim prensiplerini, tekniklerini benimsiyorum ve kendisini
elbette seviyorum.
Zaten benim arıcılığa başlama sebeplerimden biri de, ailecek "saf, kaliteli ve doğal bal" yiyebilmekti. Balın "şekerli" olmasına razıydım da ilaç kalıntılarından kaçınıyordum.


İnternette önce aricilik.gen ve beyazkovan.com sitelerini, sonra da blogları buldum.
Sizleri tanıdım. Hepsi içtenlikle yazılmış, bazıları dost mektubu gibi, bazıları bilgece yazılmış yazılarınızı okudum, özenle çekilmiş fotoğraflarınızı gördüm. Yeni bilgiler edindim.
Polen tuzaklı kovanlar ve invert şurup, benim için ilginçti.
Amasya'da arıcılar arasında hiç konuşulmayan konulardı bunlar. Larva nakli de öyle.


Benim okuduğum sıralarda, yani üç-dört ay önce, invert şurup tartışması çoktan kapanmıştı.
Tabiidir ki ortak bir sonuca varılamamıştı.
Hiçkimse, bal akım döneminde invert şurup kullanarak bal(!) üretelim demiyordu ama, bence, invert şurubun suistimal edilme ihtimali basit şurubun suistimal edilme ihtimalinden
çok daha fazla gibi görünüyordu.
Ayrıca, arılara invert şuruptan bal(!) ürettirilirse, bu bal(!) sadece "yapay bal" değil; aynı zamanda insanlara zararlı, zehirli bir ürün olabilirdi.


Evde hazırlanması zor, piyasadan sağlanması daha da zor olduğu için bu tartışmayı ben de kendi kafamda bitirmiştim.
Taa ki geçen gün, Sayın Kadıoğlu'nun şurup tarifini okuyana kadar. (Sitemizin "Site Haritası" bölümünden tüm yazıları sırayla okuyordum.)


O tarifi okuyunca, "nasıl olsa şu veya bu nedenle surup hazırlıyoruz, içine biraz limon sıksak, şuruptaki sakkarozun bir kısmını olsun glukoz ve fruktoza çevirmiş olmaz mıyız?
Ve bu da arılar için daha uygun bir besin olmaz mı?" diye düşündüm.


Usulune uygun olarak hazırlanmış, dolayısıyla HMF değeri düşük olan invert şurup, arılar için uygun bir besin değil midir?


İnvert şurubu uygun bulan ve uygun bulmayan tüm arıcılarımıza,
bu konuda kafa yoran yada hiç ilgilenmeyen arıcılarımıza;
arılarımız yorulmasın derken yada "herşeyden önce insan sağlığı" derken yorulan arıcılarımıza
sevgi ve selamlar...
Bugünlerde tatile çıkmaya hazırlanan arıcılarımıza (tatillerini uzun süre için planlamamaları kaydıyla)
sağlıklı, neşeli, mutlu, huzurlu tatiller dilerim.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
mcsumer
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#5803
MURAT CAKIR (Kullanıcı)
Administrator
Gönderiler: 261
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY Konum: İstanbul Doğum Günü: 1965-04-23
Cvp:ANA ARI KABUL ETTİRME 1 Yıl, 1 Ay önce Karma: 8  
Uzun zamandır görmeyip özlediğiniz bir çocukluk arkadaşınıza kavuştuğunuzda, onun anlattıklarını nasıl can kulağıyla dinlerseniz, ben de sizin yazınızı benzer duygularla, her satırından ayrı bir haz alarak okudum.

Ayrı mekanlarda, ayrı yaşlarda, farklı yaşam tecrübelerine sahip olsak da, bizi birleştiren, aynılaştıran bir çok ortak duyguya da sahibiz.

Yazınızı okuyunca, sanki bir an bu yazdıklarınız benim yaşadıklarım gibi geldi.

Ben de arıcılığa ilk başladığım yıllarda, TKV arıcılık dergilerinde yüzde yüz verim artışı, yüzde sıfır kış kaybı sloganıyla tanıtılan strafor kovanların hayranıydım.

Hiç görmediğim kullanmadığım bu kovanları herkese tavsiye ediyor ve ilk fırsatta edinmenin yollarını arıyordum.

Bu kovanları kullananlarla tanışınca, "yüzde yüz verim artışı" iddiasının bir reklam sloganından başka birşey olmadığını öğrenince yaşadığım hayal kırıklığını düşünün.

Ben de, bütün arıcılık malzemesi satan yerlere sizde seksiyon çerçeve ve seksiyon kutu var mı diye sormuşumdur.

Buna benzer hayal kırıklıkları, ya da okuyup öğrendiğinizi zannedip doğruluğundan hiç kuşku duymadığınız bilgilerin, günün birinde sadece "birilerinin hedeflerine ulaşmak için kullandığı yönlendirmelerden ibaret olduğunu" anlamaya başlamak, aricilik.gen.tr ve beyazkovan.com sitelerinin temellerinin atılmasının en büyük nedenlerinden oldu.

Laf lafı açıyor, yazılar uzayıp gidiyor.

Konuyu çok da dağıtmadan kısaca gelelim invert şurup olayına.

Halil Bilen'in de yazdığı gibi, bir fırtına gibi esti yıktı geçti. Özellikle şahsıma karşı bir takım ithamlara da sebep oldu.

Ben bir bilgiyi diğer arıcılarla paylaşırken, bu bilginin farklı kaynaklardan teyit edilmesine azami dikkat gösteriyorum.

Dünya arıcılık literatüründe, bu işlere kafa yoranların ittifak ettikleri bilgileri paylaşmayı tercih ediyorum.

Literatürde ittifak sağlanmamış olan bilgilere her zaman kuşku ile yaklaşıyorum.

Bizim sanal arıcılık camiası olarak, yeni bir gelişme imiş gibi 2008 kış aylarında kıran kırana ve belden aşağı vuruşlarla tartıştığımız invert şurup konusu, Avrupa'da 1970 li yıllarda tartışılmış ve bilimsel araştırmalara konu olmuş.

İngiliz araştırmacı Bailey'in 1975 yılında yayınlanan Honey bee pathology isimli kitabı ve kendisinin konu ile ilgili yaptığı bir çok araştırma, kendisinden sonra gelen bilimadamlarının da üzerinde ittifak etikleri sonuçlarla dolu.

Baileyin sonuçlarının doğruluğuna itiraz eden, ya da bu sonuçları muteber bulmayan başka bilimadamlarının görüşlerine de hiç rastlamadım.

Bailey, kitabında ve araştırmalarında net bir şekilde, asit ile yüksek ısıda hidroliz edilen şeker şurubunun arılara faydadan çok zarar getirdiği sonucuna ulaşmış.

Isıtılmasa bile, özellikle İngiliz ve Amerikalı arıcıların, şurubun kristalleşmemesi için kullandıkları, tartarik asit ve elma sirkesinin de, arılar açısından riskler taşıdığı Bailey'in araştırmalarında mevcut.

Dünyanın bazı yerlerindeki arıcıların uyguladığı, şekerin yüksek ısıda asit ile kontrolsüz şartlarda hidroliz edilmesi işlemi, marjinal bir uygulama. Genel kabul görmüş, bilim adamları tarafından desteklenmiş bir uygulama değil.

Bütün dünya arıcılık literatüründe, arıya nektar yerine ikame besin olarak verilecek en sağlıklı gıdanın, rafine pancar ya da şeker kamışı şekerinden, kaynatılmadan yapılmış şurup olduğu konusunda ittifak var.

Şeker şurubuna limon sıkılması ne tür bir faydaya yol açıyor, bununla ilgili yapılmış bilimsel araştırma sonuçları varsa, bunlara da kimsenin itirazı olamaz.

Limon içindeki asit, sakkarozu yüksek ısı olmadan invert ediyor mu?

Bizim asıl itiraz ettiğimiz şey, bu tür marjinal uygulamaların, kendi başına, arıcının koloni yönetiminde yaptığı bütün hatalarını telafi edecekmiş gibi ortaya konulması.

Uzattık yine.

Sağlıcakla kalın.
 
Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Murat Çakır
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST