Demet hanım teşekkür ederim kolum açılmaya başladı.Şimdi gözü kara olmak iyimi değilmi bir şey diyemeyeceğim.Sonra nasıl derler,"aynası iştir kişinin lafa bakılmaz" olayla yüzleşmek gerek.
Gerçektende ikinci maskeyi bagajıma koydum.iki kişi çalışabilseydik herşey çok kolay olabilirdi.Hatta kovana yerleştirirken daha çok ihtiyaç hissettim.
Bir kaç yıllık arıcılık hayatımda ilk kez gördüğüm hiç duymadığım bir olaydı.Başka bir cins arı olabileceği dahi aklıma geldi.Belgesellerde izlediğim kadarıyla afrikada yaşayan bir tür bu şekilde açık şekilde petek örüyordu ve son derece saldırgan bir türdü.
Ama sanırım ihtimal dahilinde değil.Yuva bulamayan bir oğul var olma ve yaşama içgüdüsüyle aklının erdiğini yapmaya çalışyordu.
Yalnız müdahaleden önce arıların hiç çalışmadığını fark ettim.operasyondan sonrada en fazla 20-30 arı birikmişti.
Değişik bir tecrübe oldu.
Sayın moderatörüm Egehan, yalancı ana olan kovanı 200 m uzağa silkeleyip eski yerine yerleştirdim.Ancak koloninin belki %80'i geri dönmedi.Tabii ben dönmediğini silkelediğim yerde öbek yapıp kaldığını yaklaşık altı gün sonra gördüm.son derce az olan mevcut yavrulu çerçevelere bakamamışlardı.Dört çerçevede kalan ve ölen kurtçuk halindeki erkek yavru gözlerinide temizliyemediklerinden hafif koku olmaya başladığını fark ettim ve bu çerçeveleri hemen ayırdım.Sonradan karıncalara terk ettiysemde onlarda ilgi göstermedi.Çok değerli dört kabarmış çerçeve bu şekilde oyundan düştü.Öyle bekletiyorum bir köşede.
Sonra diğer kovanlarımda iki çerçeve olan zayıf bir oğulu alıp getirdim.Elimde oğul çekmek amacıyla aldığım fakat kullanmadığım portakal esansını şekerli suyla karıştırıp her iki koloninin üzerine püskürttüm ve hemen birleştirdim.Kavga olmadı yalnız tüm erkekler hemen öldürüldü.Şimdi beş dolu çerçeve oldu problem yok.